Bir ipte iki cambaz oynamaz ya ben iterim ya sen düşersin diye bir laf vardı.İnsanı kaybetme korkusu sarmaya görsün o çok değer verdiklerini de harcar bir kalemde.Herkes ederi kadardır ve her şeyin bir fiyatı vardır bu hayatta. Kazanan kimdi aslında? istediğini alan mı? istediğini veren mi ?. Bazen hiç bir şey aynada göründüğü gibi değildir. Güçlü kadın olmayı ben seçmemiştim aslında üzerime etiket gibi yapışıp kaldı ne çıkara bildim nede insanlardaki bu algıyı yok ede bildim
10 Aralık 2014 Çarşamba
28 Kasım 2014 Cuma
Kızım 07:16 suları 16 dakikalık bir doğum süreciyle dünyaya merhaba dedi.
Hamileliğimin son haftalarında en ufak bir sancıda doktorum da soluğu alıyordum.Hastahanede adım nazlı hastaya çıkmıştı. Annem her defasında "kızım boşuna gidiyorsun doğum sancısı dediğin böyle olmaz çekirge gibi sıçratır insanı" derdi bense ilk hamileliğin verdiği panik ve heyecanla kim ne demiş umursamadan her defasın da hastahanede alıyordum soluğu...
Ve 14.09.2012 akşam 8:00 suları inceden bir sancı dokundu vücuduma önce "ayy" diye bir ses çıktı dudaklarımdan diğer sancılardan farklı bir sancıydı annem ve yengeme baktım doğuruyor musun dediler "Doğurmak mı o da ne deyip gülümsedim"
Masalar kuruldu akşam yemeği için eşim,yengem ve ben sofradaydık tam çorbamı yudumlayacak kene yeniden bir sancı ilişti vücuduma oldukça şiddetliydi çekirge gibi sıçrattı beni yerimden.Bir,iki, üç derken peşi sıra geldi sancılar.Yiyemeden yemeğimi kalktım masadan salona geçip uzandım "hıçkıra hıçkıra ağlıyordum" annem "doğum başladı geçti kızım geçti deyip ellerini şakırdatarak beni sakinleştirmeye çalışıyordu" Eşim yanıma geldi yine aşkla baktı gözlerime saçlarımı okşadı, sıkıca tuttum ellerini "eğer bu doğum sancısıysa ben buna dayanamam ne olur sezer-yana alsınlar beni dedim" baktı gözlerime gülümsedi "yapa bilirsin biliyorum bende yanında olacağım dedi" hazırlanıp hastahaneye doğru çıktık yola...
Hemşireler sıcacık gülümseyişleriyle yine karşıladı beni 3,5 cm açılmam varmış. Sanki hastahanede değilde sıcacık bir aile ortamımdayım etkisi yaratmışlardı bende. Bir o kadar rahat bir o kadar da mutluydum burada olmaktan. Nts ye bağladılar doğum başlamış yatış kararım verildi.İstediğim suit odada bu gün çekim olacakmış o nedenle başka bir odada kalmam gerekiyordu...
Meral hemşire yine gülümseyen güzüyle elinde telefonla geldi odama, baş hemşire Huriye hanımdı arayan doğumum başladığı için beni tebrik ediyor güzel dileklerinde bulunuyordu. İyi ki de seçmişim bu hastahaneyi iyi ki de burada doğacak benim güzel kuzum diye geçiriyorum içimden.
Tekrar kontrole aldılar 4 cm olmuş açılmam anestezi uzmanı geliyor iğne yapacak belimden.
-Acır mı? diye soruyorum
"iğneyi hissetmeyeceksiniz bile diyor"
-Doğruyu söyleyin gerçekten acımayacak mı? ona göre hazırlayayım beyni mi "
gülümsüyor "hayır acımayacak yeter ki ben iğneyi vururken hareket etme diyor.
Oturuş pozisyonumu alıyorum
"evettt şimdi dans bile edebilirsiniz özlem hanım diyor anestezi uzmanı"
-Bitti mi? diyorum
"evet bitti dans bile edebilirsiniz :) "
-Peki ya acı hissedecek miyim artık ?
"o" kiŞiden kişiye değişir diyor "
ve beni odama getirerek beklemeye alıyorlar.
Odamdayım yine ailem yanımda sohbet muhabbet derken geçiyor zaman ,en ufak bir ağrı hissetmiyorum. Hafif bir sancı gelir gibi olunca da hemşire hanımı çağırıyorum hemen ilaç veriyorlar ve son kontrol 8 cm olmuş açılmam doğuma alalım mı diyorlar "ağrım yok beklemek istiyorum 10 cm kadar diyorum" doğumhaneye alıyorlar olurya doğum her an başlarsa orada beklemem için ...
Kardeşim doğum fotolarımı çeke bilmek için kapıya yakın bir yerde ayarlamaları yapıyor. Eşim hastahane önlüğünü giymeye çalışıyor, doğumum sırasında yanımda bulunacak ama beni ameliyat masasında görünce yüzü ekşiyor anlıyorum dayanamayacak "Hayatım istersen sen girme doğuma diyorum "pekala ben çıkayım o zaman diyor gidiyor" gitmesine seviniyorum...
Evet kızım çıkmak için hazır sancı geldikçe ben ıkınıyorum arada da espiriler yapıyorum
Allah' ım bu nasıl bir doğum?
Doğum denen bulgu bu denli kolay birşey miydi?
İnsanlar neden bu kadar korkuyordu peki ?
Sanırım ben şanslı bir anneyim ?
Rahat bir hamilelik ve sonrasında bu denli rahat bir doğum
Wawww bu gerçek olamaz biri beni çımcıklasın
Rüyada mıyım yoksa :)
Annem kızıma bir şey mi oldu neden hiç çığlık sesi çıkmıyor doğum haneden deyim atıyor kendini içeriye. Doktor buda kim kim aldı bu kadını içeriye çıkarın hemen onu buradan diyor "annem o benim diyorum"...
Meral abla (hemşire)" ben böyle doğum yapanını görmedim herkese epidural normal doğum tavsiye edeceğim senin bu halini gördükten sonra, diyeceğim bizim bir hastamız vardı espiri ve sohbet yapa yapa doğum yaptı " onun bu sözüne karşılık kahkaha atıyorum...
Ve işte benim pamuk prensesimin kafası görüldüğünü söylüyor meral hemşire aman Allah'ım neler oluyor acil ilaç verin bana müthiş bir acı bu dayanamaya bilirim ben buna, neler oluyor? yapamıyacağım, yapamayacağım galiba "Yaparsın diyor meral abla yaparsın sen" 5 dk süren şiddetli bir sancıdan sonra kızımı veriyorlar kucağıma...
Bu benim kızım mı ne kadar miniksin sen öyle diye geçiriyorum içimden.Doktorum dokun yavruna diyor o kadar şoktayım ki elimi kaldırıp ona dokunamıyorum bile.Yavrumu alıp götürüyorlar giydirip yeniden yanıma getiriyorlar eline dokunuyorum baka kalıyorum öylece ona şoktayım. Babası da gördü mü kızını ona da gösterin oda görsün diyorum.Babasına götürüyorlar yavrumu...
Hemşireler tebrik ediyor beni müdahalesiz kendi kendime bir doğum gerçekleştirdiğim için. Hakan beye çok iyi bir kadronuz var öylesine rahat hissettirdiler ki bana kendimi , öylesine içten ve sıcaklar ki onların bu tutumları sayesinde böyle bir doğumu gerçekleştire bildim çok teşekkür ederim diyorum...Ve tüm vucudumla oracıkta halsiz düşüyor bedenim.
Hamileliğimin son haftalarında en ufak bir sancıda doktorum da soluğu alıyordum.Hastahanede adım nazlı hastaya çıkmıştı. Annem her defasında "kızım boşuna gidiyorsun doğum sancısı dediğin böyle olmaz çekirge gibi sıçratır insanı" derdi bense ilk hamileliğin verdiği panik ve heyecanla kim ne demiş umursamadan her defasın da hastahanede alıyordum soluğu...
Ve 14.09.2012 akşam 8:00 suları inceden bir sancı dokundu vücuduma önce "ayy" diye bir ses çıktı dudaklarımdan diğer sancılardan farklı bir sancıydı annem ve yengeme baktım doğuruyor musun dediler "Doğurmak mı o da ne deyip gülümsedim"
Masalar kuruldu akşam yemeği için eşim,yengem ve ben sofradaydık tam çorbamı yudumlayacak kene yeniden bir sancı ilişti vücuduma oldukça şiddetliydi çekirge gibi sıçrattı beni yerimden.Bir,iki, üç derken peşi sıra geldi sancılar.Yiyemeden yemeğimi kalktım masadan salona geçip uzandım "hıçkıra hıçkıra ağlıyordum" annem "doğum başladı geçti kızım geçti deyip ellerini şakırdatarak beni sakinleştirmeye çalışıyordu" Eşim yanıma geldi yine aşkla baktı gözlerime saçlarımı okşadı, sıkıca tuttum ellerini "eğer bu doğum sancısıysa ben buna dayanamam ne olur sezer-yana alsınlar beni dedim" baktı gözlerime gülümsedi "yapa bilirsin biliyorum bende yanında olacağım dedi" hazırlanıp hastahaneye doğru çıktık yola...
Hemşireler sıcacık gülümseyişleriyle yine karşıladı beni 3,5 cm açılmam varmış. Sanki hastahanede değilde sıcacık bir aile ortamımdayım etkisi yaratmışlardı bende. Bir o kadar rahat bir o kadar da mutluydum burada olmaktan. Nts ye bağladılar doğum başlamış yatış kararım verildi.İstediğim suit odada bu gün çekim olacakmış o nedenle başka bir odada kalmam gerekiyordu...
Meral hemşire yine gülümseyen güzüyle elinde telefonla geldi odama, baş hemşire Huriye hanımdı arayan doğumum başladığı için beni tebrik ediyor güzel dileklerinde bulunuyordu. İyi ki de seçmişim bu hastahaneyi iyi ki de burada doğacak benim güzel kuzum diye geçiriyorum içimden.
Tekrar kontrole aldılar 4 cm olmuş açılmam anestezi uzmanı geliyor iğne yapacak belimden.
-Acır mı? diye soruyorum
"iğneyi hissetmeyeceksiniz bile diyor"
-Doğruyu söyleyin gerçekten acımayacak mı? ona göre hazırlayayım beyni mi "
gülümsüyor "hayır acımayacak yeter ki ben iğneyi vururken hareket etme diyor.
Oturuş pozisyonumu alıyorum
"evettt şimdi dans bile edebilirsiniz özlem hanım diyor anestezi uzmanı"
-Bitti mi? diyorum
"evet bitti dans bile edebilirsiniz :) "
-Peki ya acı hissedecek miyim artık ?
"o" kiŞiden kişiye değişir diyor "
ve beni odama getirerek beklemeye alıyorlar.
Odamdayım yine ailem yanımda sohbet muhabbet derken geçiyor zaman ,en ufak bir ağrı hissetmiyorum. Hafif bir sancı gelir gibi olunca da hemşire hanımı çağırıyorum hemen ilaç veriyorlar ve son kontrol 8 cm olmuş açılmam doğuma alalım mı diyorlar "ağrım yok beklemek istiyorum 10 cm kadar diyorum" doğumhaneye alıyorlar olurya doğum her an başlarsa orada beklemem için ...
Kardeşim doğum fotolarımı çeke bilmek için kapıya yakın bir yerde ayarlamaları yapıyor. Eşim hastahane önlüğünü giymeye çalışıyor, doğumum sırasında yanımda bulunacak ama beni ameliyat masasında görünce yüzü ekşiyor anlıyorum dayanamayacak "Hayatım istersen sen girme doğuma diyorum "pekala ben çıkayım o zaman diyor gidiyor" gitmesine seviniyorum...
Evet kızım çıkmak için hazır sancı geldikçe ben ıkınıyorum arada da espiriler yapıyorum
Allah' ım bu nasıl bir doğum?
Doğum denen bulgu bu denli kolay birşey miydi?
İnsanlar neden bu kadar korkuyordu peki ?
Sanırım ben şanslı bir anneyim ?
Rahat bir hamilelik ve sonrasında bu denli rahat bir doğum
Wawww bu gerçek olamaz biri beni çımcıklasın
Rüyada mıyım yoksa :)
Annem kızıma bir şey mi oldu neden hiç çığlık sesi çıkmıyor doğum haneden deyim atıyor kendini içeriye. Doktor buda kim kim aldı bu kadını içeriye çıkarın hemen onu buradan diyor "annem o benim diyorum"...
Meral abla (hemşire)" ben böyle doğum yapanını görmedim herkese epidural normal doğum tavsiye edeceğim senin bu halini gördükten sonra, diyeceğim bizim bir hastamız vardı espiri ve sohbet yapa yapa doğum yaptı " onun bu sözüne karşılık kahkaha atıyorum...
Ve işte benim pamuk prensesimin kafası görüldüğünü söylüyor meral hemşire aman Allah'ım neler oluyor acil ilaç verin bana müthiş bir acı bu dayanamaya bilirim ben buna, neler oluyor? yapamıyacağım, yapamayacağım galiba "Yaparsın diyor meral abla yaparsın sen" 5 dk süren şiddetli bir sancıdan sonra kızımı veriyorlar kucağıma...
Bu benim kızım mı ne kadar miniksin sen öyle diye geçiriyorum içimden.Doktorum dokun yavruna diyor o kadar şoktayım ki elimi kaldırıp ona dokunamıyorum bile.Yavrumu alıp götürüyorlar giydirip yeniden yanıma getiriyorlar eline dokunuyorum baka kalıyorum öylece ona şoktayım. Babası da gördü mü kızını ona da gösterin oda görsün diyorum.Babasına götürüyorlar yavrumu...
Hemşireler tebrik ediyor beni müdahalesiz kendi kendime bir doğum gerçekleştirdiğim için. Hakan beye çok iyi bir kadronuz var öylesine rahat hissettirdiler ki bana kendimi , öylesine içten ve sıcaklar ki onların bu tutumları sayesinde böyle bir doğumu gerçekleştire bildim çok teşekkür ederim diyorum...Ve tüm vucudumla oracıkta halsiz düşüyor bedenim.
27 Kasım 2014 Perşembe
Bizi nazarlardan koru Allahım değmesin bize...Ben hep senin varlığına şükredeyim sen hep beni çok sevvvvvv.ben hep senim için nefes alayım sen hep bana nefes ver, ben hep boşluğa düştüğümde sana sarılayım sen hep bana dayanak ol.Biz hep mutlu kalalım, hemde çok mutlu çünkü biz böyle çokkkk güzeliz.sen hep uyu ben her uyuyuşunda seni izlerken varlığına şükredeyim... Yapcak biley yok x ne olursa olsun ben sana kızsamda sen her bu eve girip beni görüdüğünde gülümse çünkü bu karın sana fena halde 12 yıldır aşıkkkk senin yüzün düşünce benim yüreğim acır
Beş yıl önce ehliyeti alıp üç gün öncesine kadar trafiğe çıkmayı başaran ve artık korkmadan desteksiz araç kullana bilen biri olarak huzurunuzda kendimi tebrik ediyorum... uzun kornalarda yedim, pat diye önüme araçta atladı, son dk frene de bastık anladım ki korktuğum gibi hemen ölünmüyormuş korku dikkati arttırır refleksinizi kuvvetlendirir tescilledim !.
31 yılda anladım nice güzel dostluklar kurduğumu birbirinden güzel insanlar tanıdığımı,
Hayatın insanlara çok şey yaşata bildiğini ama herşeyin aslında bir nedeni olduğunu,
Büyük konuşmamak gerektiğini konuştuklarının başına geleceğini,
Kimsenin hayatının dört dörtlük olamayacağını hayatı olduğu gibi kabullenmek gerektiğini,
Dostlarıma daha çok vakit ayırmam gerektiğini bazılarının kardeş kadar kıymetli olduğunu, ölümün bir gün sizi ondan aniden kopara bileceğini
Mutlu olabilmek için vurdum duymaz olup hayatı yaşamak gerektiğini bunun için de en temel öğenin kulaklarını tıkamak olduğunu
Araç binmenin özğürlük olduğunu sualtının bana çok iyi geldiğini adrenelinden korkmadığımı yeni insanlarla tanışmanın bana keyif verdiğini
Dünyada hala iyi insanların var olduğunu kardeş olmak için aynı anadan doğmak gerekmediğini
Bol bol seyahat etmenin insana iyi geldiğini fotoğraf çekmenin bana müthiş bir keyif verdiğini
Her eğitimcinin aynı olmadığını bazı hocaların çok özel olduğunu hatta öyleki yıllar önce size aşıladıkları şeylerin bir ömür hayatınıza yön verebileceğini
31 de anladım yaşadıklarımın beni ne denli güçlendirip ne denli umursamaz kıldığını kalbimin katılaştığını
Siyasetçi olmanın dürüs olmakla alakası olmadığını
Mavi boncuk dağıtmanın getirisi olup götürüsü olmadığını
Hiç kimseye katlanmak zorunda olmadığımı
Bazı acıların asla ama asla unutulmadığını zamanın onları dindiremediğini
Bir tebessümün, paradan daha değerli olabildiğini ve insanı mutlu edebildiğini
Ne kadar merhametliysen Rabbiminde sana o kadar verdiğini
Ne kadar kazandığının değil doğru yatırımın önemli olduğunu
Herşeye sahip olmanın insanı mutlu edemediğini dini inancın az çok var olması gerektiğini
Evlat bereketiyle gelir sözünün ne denli doğru olduğunu
Tüm olumsuzluklara rağmen ayakta durma çabasının insana kazandırdığını
NLP eğitiminin tüm insanlığa uygulanması gerektiğini
İş yerindeki huzurun paraya değişilmeyeceğini
Adalet duygusu olmayan insanlarla muhattap olmak yerine resmi olmak gerektiğini
Bir evladın gülüşünün neleri değiştire bileceğini
Çalışan anne olmanın ne denli zor olduğunu ve bunun hem anneyi hem çocuğu ne denli yıprata bildiğini
Ev alma komşu al demişler boşuna dememişler
zaman uçup giderken hayatı yaşamak gerektiğini çocuğa bağlı değil çocuk sana bağlı yaşamak gerektiğini
31 de anladım mutluyum ya hemde çok mutlu çünkü güçlüyüm, tebessümüm bol, Rabbim var inandığım dualarıma karşılık bulduğum yaşadığım herşeyi bir sebebe bağladığım hayatın tadını çıkara bildiğim için ,hala seve bildiğim için, kızım olduğu için, güzel dostlarım olduğu için, iş yerinde huzurum olduğu için ,beni çok seven bir dünya insan olduğu için , dünya tatlısı bir ailem olduğu için, yeşilyurt ailesinin kızı olduğum için, babamla dost olduğum için,mutluyum çünkü mutlu olmayı istediğim an mutlu olabildiğim için , kimseye bağlı yaşamayıp vurdum duymaz olduğum için, yapay değil ben olduğum için mutluyum ya hemde çokkkkk....
sen geldin öyle bir geldin ki bildiğim tüm sevda şarkılarının üstünde bir duygu yaşattın bize.Ne bakmalara doya bildik sana ne koklamalara...
Bir gülüşün bir ömre bedeldi
Bir cilven bir aşka
O küçücük bedeninle dünyamı değiştirdin
İyi ki geldin hoş geldin sefa geldin...
Bir gülüşün bir ömre bedeldi
Bir cilven bir aşka
O küçücük bedeninle dünyamı değiştirdin
İyi ki geldin hoş geldin sefa geldin...
O tatlı gülüşün yüzünden hiç düşmesin afacan kal sen hep böyle muzur muzur bak hayata.
Fazla kırığım ben bu adama ya dayanamıyorum iki dk kandırı veriyo beni. o gülünce bende mutluluk taban yapıyo ohh diyorum bugün de mutlu edebildim ben onu, yine sırt sırta verdik diyorum. içimi koca bir huzur kaplıyo hemde en kocamanından.seni ben nasıl nasıl da çok seviyorum ah sen bunun kıymetini nede güzel biliyosun bir gülüşünle beni nede mutlu ediyosun canım babam rabbim bana hep senle sırt sırta durmayı nasip etsin sen hep gül gül ki bende mutluluk en masumane haliyle senle var olsun adı da babayla aşk olsun
SON HAZIRLIKLARDA TAMAM
Evet sonunda kısmende olsa kızımız için yaptığımız hazırlıkları yarılamış bulunmaktayız... İş çıkışı yorgun argın gittiğim evimde yemek hazırlamak çok büyük eziyet gibi gelse de kızımın "hoşgeldim" süsleriyle ilğilenmek tüm yorgunluğumu almaya yetiyordu.
Önce internet üzerinden yoğun bir araştırmaya girişip organizasyon firmalarından fiyatlar aldım ürünlerini inceledim kafamda bazı şekiller canlandırdım ve o ürünleri piyasada bulabileceğim toptancıları araştırıp buldum...
Gelen misafirlere vermek için mağnetleri mi koyabileceğim süslü bir bisiklet alsam da onu beğenmeyip bazı parçalarını söküp üzerinde bir kaç değişiklik yapı verdim...Eşyalar üzerinde değişiklikler yapmayı çocukluğumdan beri çok seviyordum... Eşimin beğenmesi fazlasıyla mutluluk verici olmuştu bile :) Üstelik her şey benim tasarımımdı...
Kızımın adı damla olduğundan dolayı onun için özellikle pembe kapaklı sular sipariş edip üzerlerine eşim ve benim resimlerimizi koyduk yanınada "HOŞGELDİM X" yazsını yazdık...Hem kızımız için, hemde bizim için özel bir gündü bunu bu şekilde sembolize etmiş olduk... Bardaklarımızın üzerini de "HOŞGELDİN BEBEĞİM" yazılı kurdale ve ufak bir çiçekle süsledik.
Extra olarak tavşan fiğürlü mağnetler aldım tavşan uğur demekti ve kızımız hayatımıza girdiği ilk günden beri her işimiz ras gidiyordu... 6 tavşan 6 uğuruma verilmek üzere alınmıştı...
Hamile kalmadan önce nasıl bir bebek şekeri istediğimi biliyordum bu nedenle onu bulup beğenmek pek zor olmadı :)
Hamile kaldığımı öğrenince ilk iş bambulara bakmam olmuştu. İnsanın dostlarının olması ne kadar güzel birtanecik çoçukluk arkadaşımın ablasının bizlere güzel bir jesti oldu buda kesesine ve gönlüne bereket diyorum...
BEKLİYORUM
Seni bekliyoruz gelişine 2 hafta var ?
Gelmezsen üzüleceğim biliyorum belki de yıkımım büyük olacak...
Düşlüyorum, hayalini kuruyorum, hissetmeye çalışıyorum ama nafile şuan için çok erken olduğunu biliyorum.Gidişin hayatımın hep bir eksik parçası oldu gelişin eksik yanımı tamamlayacak biliyorum.
Sana dair bende kalan kocaman bir sevgi var içimde, umarım bu sevgim seni bir ömür mutlu etmeye yetecektir.
Gelmezsen üzüleceğim biliyorum belki de yıkımım büyük olacak...
Düşlüyorum, hayalini kuruyorum, hissetmeye çalışıyorum ama nafile şuan için çok erken olduğunu biliyorum.Gidişin hayatımın hep bir eksik parçası oldu gelişin eksik yanımı tamamlayacak biliyorum.
Sana dair bende kalan kocaman bir sevgi var içimde, umarım bu sevgim seni bir ömür mutlu etmeye yetecektir.
31+5 HAFTALIKSIN
Benim göbüşlü meleğim ...
Dün sabah seni görecek olmanın heyecanıyla uyandım... Hamileliğim boyunca çok hareketli bir bebek olduğundan ultrasonda da kıpır kıpır olmanı izliyor olmak çok güzeldi. Esnerken yakalandın bizlere o an doğmuş olmanı ve seni sıkıca sarıp koklamayı çok istedim :)
1700 gr'sın yani anlayacağın yine şişko bir bebeksin :) Baban daha şimdiden obez oldu benim kızım diye espiriler yapıyor arkandan haberin ola :)
Oldukça rahat geçen hamileliğim 31. haftadan itibaren pekte iyi geçiyor sayılmaz ayaklarımda şişmeler meydana gelmeye başladı ve çok canımı yakıyor bu durum doktor amcamız bu durumun normal bir durum olduğu kanısında... Hareketlerin artık daha sert ,çok yoğun hareket etttiğin'den ötürü daha acı verici.
Bu hafta tüm bunlara rağmen 37. haftaya kadar işe devam edebilir raporu aldık çünkü doğduktan sonra seninle doya doya 5 aylık bir tatil keyfi yapmak istiyorum.
30+1 HAFTALIKSIN
Benim tatlı minik kızım ;
Dün gece babanın karnıma kondurduğu ilk öpücüğün senin için olduğunu yazmadan geçmek istemedim. Sanki durumun farkındaydın hemen uyanı verip hareket etmeye başlamış gibiydin. Sanırım benim o an salgıladığım mutluluk hormonunun etkisindendi uyanışın. Şimdiden papuçu mu dama attığını söylemeden geçemeyeceğim...
Dün gece babanın karnıma kondurduğu ilk öpücüğün senin için olduğunu yazmadan geçmek istemedim. Sanki durumun farkındaydın hemen uyanı verip hareket etmeye başlamış gibiydin. Sanırım benim o an salgıladığım mutluluk hormonunun etkisindendi uyanışın. Şimdiden papuçu mu dama attığını söylemeden geçemeyeceğim...
24+6 HAFTALIKSIN
Mothercare'den babanla birlikte bir sürü çıtçıtlı badiler aldık sana... Hepsi öyle güzel ki bakmaya doyamıyoruz.Her geçen gün doğuma biraz daha yaklaşmanın hem mutluluğu hemde korkusu içerisindeyiz... Bu ayın 16 sın da annanecin ve babanecinle birlikte sana bol bol ciciler almak için alışverişe çıkacağız...
Karnım gün geçtikçe büyüyor bu durumu kabullenmekte zorlanıyor olsam da diğer hamilelere göre oldukça küçük olan karnımın keyfini çıkarmaya çalışıyorum neyse ki henüz bir kaç çatlak dışında başka çatlaklarımız oluşmadı, ki hiç bir krem kullanmadık çünkü doktor amcamız bu durumun irsi olduğunu kremin buna engel olamayacağını söyledi...
Hımm bu arada, bu hafta sevgili annecin dayanamayıp bir kase yeşil zeytini leblebi gibi yeyince babacın onu acile getirmek durumunda kaldı neyse ki bir şurup verdiler ve miğde ağrım son buldu...
Karnım gün geçtikçe büyüyor bu durumu kabullenmekte zorlanıyor olsam da diğer hamilelere göre oldukça küçük olan karnımın keyfini çıkarmaya çalışıyorum neyse ki henüz bir kaç çatlak dışında başka çatlaklarımız oluşmadı, ki hiç bir krem kullanmadık çünkü doktor amcamız bu durumun irsi olduğunu kremin buna engel olamayacağını söyledi...
Hımm bu arada, bu hafta sevgili annecin dayanamayıp bir kase yeşil zeytini leblebi gibi yeyince babacın onu acile getirmek durumunda kaldı neyse ki bir şurup verdiler ve miğde ağrım son buldu...
23+5 HAFTALIKSIN
Bu hafta Delta Hospital Hakan bey'de muayene olmaya karar verdik.Neyse ki sonunda hangi doktorda kontrollerimize devam edeceğimize karar vermiş bulunuyoruz... Bacaklarını yukarıya doğru dikmiş baş parmağını ağzına getirip getirip emerken ekranlarımıza yakalandın :) Birazcıkta göbüşü çıkmış dedi doktor amcamız tam olarak 582 gr sın ... Annecin daha az yemek yemeliymiş :)
Bana muhteşem bir hamilelik dönemi yaşattın arada bir sızlatan tekmelerin olsa da diğer gebe annelere göre oldukça huzurlu bir hamilelikti bizimkisi. Bu 23 haftada doya doya yaşadım seninle olan birlikteliği mi.Hamilelik bir anneye ancak bu kadar yakışa bilirdi diyorlar... Bir çocukta bir anneyi daha doğmadan bu kadar mutlu eder diyorum bende.Henüz doğmadan gül bahçeme baharı getiren meleğim bir bilsen nasıl mutluyuz nasıl mesuduz varlığınla ah bir bilsen...
Bana muhteşem bir hamilelik dönemi yaşattın arada bir sızlatan tekmelerin olsa da diğer gebe annelere göre oldukça huzurlu bir hamilelikti bizimkisi. Bu 23 haftada doya doya yaşadım seninle olan birlikteliği mi.Hamilelik bir anneye ancak bu kadar yakışa bilirdi diyorlar... Bir çocukta bir anneyi daha doğmadan bu kadar mutlu eder diyorum bende.Henüz doğmadan gül bahçeme baharı getiren meleğim bir bilsen nasıl mutluyuz nasıl mesuduz varlığınla ah bir bilsen...
18+2 HAFTALIKSIN
Gelişinle beni ne kadar mutlu ettiğini bir bilsen.Daha rahmime ilk düşüsün de hissettim seni...Hayat seninle daha da bir güzelleşti... 18+2 haftalıksın artık oldukça belirgin bir karnım ve fazladan 10 kilonun sahibi yaptın anneni...Seni hissetmenin tadı bir başka güzel arada karnımı yamultuyorsun, arada kelebek kıpırtısı gibisin vb. ama her halinle sen hep çok güzelsin meleğim...Babanla sevmelere başladık seni ama sen baban ne zaman elimi karnıma getiri verse daha da bir kıpır kıpır oluyorsun... Dünyaya daha doğmadan şanslı gelenlerden olacaksın muhteşem bir babanın evladı ve dedenin torunu olacaksın.Gelişini sabırsızlıkla bekleyen 4 teyzen var.Öyle bir annaneye sahip olacaksın ki büyüdüğünde diyeceksin ki bu nasıl bir annanedir ,bu nasıl bir annedir böyle.Büyükbaban ve babaannen ilk torunlarının kız evladı olmasını çok isteyenlerden.her iki aileninde ilk torunusun.Bahtın güzel olsun meleğim ....
BEBEĞİM 17 HAFTALIKSIN
Cinsiyetini öğreneli bir hafta oldu... Kız olmana en çok büyükbaban sevindi "ben ona bakarım" diyor... Varlığın ailede yaşanan her şeyi unutturup,tüm buzları hepimizin silinmesine sebep oldu...Her iki aileninde ilk torunu, bizimse ilk göz ağrımız olacaksın. Gelişinin herkesi ne denli mutlu ettiğini bir bilsen eminim bir an önce dünyaya gelmeyi isterdin...
Büyük bir arayıştan sonra adının "RÜYA" olmasına karar verdik baban rüya adının sana çok yakışacağını düşünüyor.Ben her gece Rüyacım diye severek uyuyorum seni...Sen hareket ettikçe içim de ben daha da büyük bir aşkla seviyorum seni. Baban benden çok yediğime içtiğime dikkat eder oldu.
Mutluyduk üstüne birde senin varlığın eklenince dünyamız daha da bir güzelleşti bir rüyanın ortasında aşkın en doruğundayız...
HOŞ GELDİN RÜYAM SEFALAR GETİRDİN...
x 1 AYLIK
Planlı bir birliktelikte varlığını öğreneli 4 gün oldu
Önce biraz şaşkınlıkla karşıladım seni sonra aynaya bakıp anneliğe hazır olup olmadığımı sordum kendime ve tatlı bir tebessümle hazırım dedim. Sevincimi anlatacak kelime bulamıyordum babanın yanına gittim ve sağ mı ,sol mu diye sordum sağ elimi tercik etti ve da da da dam bebişimiz yolda dedim :) Sımsıkı sarıldı bana birbirimize bakıp gülümsüyorduk o kadar mutlu olmuştuk ki tarifi çok farklı bir duyguydu bu ... Daha ilk günden öyle benimsedik ki seni "beni bekle demektense" "bizi bekle" demeyi tercih eder olduk...
iyi ki geldin bebişim sefalar getirdin... Seni dünyada ki herşeyden daha çok sevmeye hazır bir ailen olacak.Daha varlığını öğrenir öğrenmez ilk hediyeni aldık seninde nasıl büyüdüğünü içimde görmeni istedim :))
Önce biraz şaşkınlıkla karşıladım seni sonra aynaya bakıp anneliğe hazır olup olmadığımı sordum kendime ve tatlı bir tebessümle hazırım dedim. Sevincimi anlatacak kelime bulamıyordum babanın yanına gittim ve sağ mı ,sol mu diye sordum sağ elimi tercik etti ve da da da dam bebişimiz yolda dedim :) Sımsıkı sarıldı bana birbirimize bakıp gülümsüyorduk o kadar mutlu olmuştuk ki tarifi çok farklı bir duyguydu bu ... Daha ilk günden öyle benimsedik ki seni "beni bekle demektense" "bizi bekle" demeyi tercih eder olduk...
iyi ki geldin bebişim sefalar getirdin... Seni dünyada ki herşeyden daha çok sevmeye hazır bir ailen olacak.Daha varlığını öğrenir öğrenmez ilk hediyeni aldık seninde nasıl büyüdüğünü içimde görmeni istedim :))
Evet sonunda kısmende olsa kızımız için yaptığımız hazırlıkları yarılamış bulunmaktayız... İş çıkışı yorgun argın gittiğim evimde yemek hazırlamak çok büyük eziyet gibi gelse de kızımın "hoşgeldim" süsleriyle ilğilenmek tüm yorgunluğumu almaya yetiyordu.
Önce internet üzerinden yoğun bir araştırmaya girişip organizasyon firmalarından fiyatlar aldım ürünlerini inceledim kafamda bazı şekiller canlandırdım ve o ürünleri piyasada bulabileceğim toptancıları araştırıp buldum...
Gelen misafirlere vermek için mağnetleri mi koyabileceğim süslü bir bisiklet alsam da onu beğenmeyip bazı parçalarını söküp üzerinde bir kaç değişiklik yapı verdim...Eşyalar üzerinde değişiklikler yapmayı çocukluğumdan beri çok seviyordum... Eşimin beğenmesi fazlasıyla mutluluk verici olmuştu bile :) Üstelik her şey benim tasarımımdı...
Kızımın adı x olduğundan dolayı onun için özellikle pembe kapaklı sular sipariş edip üzerlerine eşim ve benim resimlerimizi koyduk yanınada "HOŞGELDİM x" yazsını yazdık...Hem kızımız için, hemde bizim için özel bir gündü bunu bu şekilde sembolize etmiş olduk... Bardaklarımızın üzerini de "HOŞGELDİN BEBEĞİM" yazılı kurdale ve ufak bir çiçekle süsledik.
Extra olarak tavşan fiğürlü mağnetler aldım tavşan uğur demekti ve kızımız hayatımıza girdiği ilk günden beri her işimiz ras gidiyordu... 6 tavşan 6 uğuruma verilmek üzere alınmıştı...
Hamile kalmadan önce nasıl bir bebek şekeri istediğimi biliyordum bu nedenle onu bulup beğenmek pek zor olmadı :)
Hamile kaldığımı öğrenince ilk iş bambulara bakmam olmuştu. İnsanın dostlarının olması ne kadar güzel birtanecik çoçukluk arkadaşımın ablasının bizlere güzel bir jesti oldu buda kesesine ve gönlüne bereket diyorum...
ir güzellik yaptım kendime... Sadece sahip olduklarımı düşünüyorum. Olamadiklarim üzülsün benim olamadiklarina.Keşkeleri hiç düşünmüyorum.Mutluyum seçimlerimle.Her yeni günü benim günüm ilan ettim ve şımartıyorum kendimi olabildiğince...Kalbimde daha da büyüttüm sevgisini sevdiklerimin... Bıraktım, sevmediklerim üzülsün kalbimde yerleri yok diye...
Bir şeyler parçalanır gider koparı verilir içinizden...Unuttum sanırsınız an ve an hatırlarsınız...Başınızı elinizin arasına alıp acemi bir hemşirenin yaralarını sarmaya çalıştığı gibi yaralarınızı savmaya çalışırsınız...Kokusunu özlersiniz ,sarılışını özlersiniz yokluğunu bir türlü kabullenmek istemez yüreğiniz...Gerçekleri kabullenmek ebedi ayrılıklarda normale oranla daha zordur çünkü insan kaybedince ölümüne, bir daha istese de o sıcak teni bulamazmış...Şimdi koca bir yürekte bana giderken bıraktığın miniğim ile seni yüreğimde yaşatmaya çalışıyorum.ona seni anlatıyorum,şarkılar öğretiyorum...
Hayatta her şeye sahip olmak çok kolay iştir lakin düzgün bir kişiliğe sahip olmak her yiğidin harcı değildir...Öyle manavdan domates,soğan almaya benzemez bu işler...Kimisi parayla satın almak ister sizi,kimisi vaatleriyle,kimisi zaaflarımızla...En dürüst sandığınız insanların bile kimi gün satılacak bir yanları olduğunu görürsünüz...Dünyanın en güzel hissiyatı ise böyle insanları gördükçe kendinizle binlerce kez daha gurur duyuyor olmanızdır..
Hayat bazen ne tuaftır değil mi? Karşınızdaki bu denli küstah ve bencil iken siz her daim ona kibar davranmak zorundaymışsınız gibi açık açık olmasa da sinsice bir baskı uygulanır üzerinizde...Siz aslında bu baskının farkındasınızdır ama açıkça uygulanmadığı için söyleyecek cümleniz yoktur çünkü bilirsiniz ki konuşacak olsanız karşı taraf bu durumu kabullenmeyecek ve siz sadece onun gözlerinin içine bakıp " ben aptal mıyım çocuk mu kandırıyorsun sen " dercesine bakmaktan öteye geçemediğiniz gibi kendi huzurunuzu da bozmuş olacaksınız...
Sevmediğim insanlara karşı kibar olmayı bu nedenle sevmiyorum aslında yapaylık geliyor,basitlik geliyor ,yapmacıklıkmış gibi...Bu nedenledir ki sevmediklerime mecburen bile olsa sıcak kanlı davranmak gibi yeteneklerim yoktur.Evet evetttt Yetenek diyorum çünkü inanın bu bir kabiliyet meselesidir...Bu neye benzer biliyor musunuz hırsızlığa .... Neden mi? cüzdanı çalan kişi öyle bir çalar ki cüzdan gider iş biter biz olayı yeni yeni fark ederiz buda onun gibi... Bu nedenle aşırı hareketli ve konuşkan insanlar daima tercih sebebim olmuştur çünkü zararın nasıl ve nereden geleceğini iyi bilirsiniz...
Neyse dönelim asıl meselemize bazen hayat şartları sıcak olmasa da kuru kuruya sevmediklerimize sırf sevdiklerimiz için bir merhaba demeyi gerektirir lakin dersiniz demesine de içinizden nelerde beraberinde dersiniz kim bilir ...Şimdi iş yerimde ki masama oturdum sırtımı arkama yasladım bu gün ona merhaba demeden nasıl sıyrıla bilirim bu işin içinden diye düşünüyorum kendimle cebelleşiyorum...Çözüme sonunda kavuşuyorum sevdiklerimizi kırmamış olmak,kendimizi de üzmemek için unuttum demek bazen en masumane kaçış yoludur...Birde üstüne böyle bir şarkı ilaç gibi
geldi bana...
Sevmediğim insanlara karşı kibar olmayı bu nedenle sevmiyorum aslında yapaylık geliyor,basitlik geliyor ,yapmacıklıkmış gibi...Bu nedenledir ki sevmediklerime mecburen bile olsa sıcak kanlı davranmak gibi yeteneklerim yoktur.Evet evetttt Yetenek diyorum çünkü inanın bu bir kabiliyet meselesidir...Bu neye benzer biliyor musunuz hırsızlığa .... Neden mi? cüzdanı çalan kişi öyle bir çalar ki cüzdan gider iş biter biz olayı yeni yeni fark ederiz buda onun gibi... Bu nedenle aşırı hareketli ve konuşkan insanlar daima tercih sebebim olmuştur çünkü zararın nasıl ve nereden geleceğini iyi bilirsiniz...
geldi bana...
Dün onun hakkında konuşup tepki verenler,bir gün sen tepki verdiğinde onu sana savunurlar !!!... ve anlarsınız 5 kuruşluk insana 5 kuruşluk değer yakışır...Neyse ki hayatınızdan eksilen 5 kuruş olur ...Eksilen ise 95 kuruştur nereden nerelere indiğinin farkında olmalı insan...İnsanın insana verdiği değer böyle zamanlarda belli olur. Kim için neye tepki verdiğine dikkat etmeliyiz sonra cuk diye şapa oturu verirsiniz... ne oldu demeye kalmadan bakarsınız ki hayatınızdan 100 kuruşluk insan 5 kuruşa ini vermiştir...
Neden genç göründüğümü büyüdükçe anlamaya başladım...
Güzel bir çoçukluk geçirmiş, neşeli ortamlarda büyümüşseniz genç kalmanın sırlarından ikisine de sahipsiniz demektir...
Ben bu iki sırra mutlu birde evlilik ekledim tarifi imkansız bir tatlıyı keşfetmek gibi bir keşifte sanırım bulunmuş oldum :D Hayatta biz insan oğlunu üzebilecek her an her saniye bir şeyler olur ben kolay kolay kırılan biri değilimdir ama kırılacağımı anladığım noktalarda hayatıma yön veren lanet iki kılavuzum vardır ; burnumun diki ve paşa gönlüm...Paşa gönlüm beni rahatlatır kimseyi umursamam ,bir ben varımdır bu dünyada birde sevdiklerim diğerleri de kim oluyormuş... Bazen burnumun diki girer araya müthiş bir keyif verir bana canım ne istiyorsa onu yapar söylerim kim üzülmüş kim kızmış bana ne herkes bir bedel öder bu hayatta bu bedelden sadece sevdiklerimi safdışı ederim...Geride kalanlar ? hımm onlar mı ? üzmeselerdi,üzdürmeselerdi ...Taviz her zaman tavizi doğurur...Hayatta felsefelerimiz,doğrularımız, inandıklarımız ve tabi benimsedikleriniz olmalı...En önemlisi de inancınız olmalı şükretmeyi bilirseniz ufak şeylerle de mutlu olmayı bilirsiniz demektir...Mutluluğu bulmak için alçak gönüllü Şükretli günler dilerim Yüzünüzden tebessüm eksilmesin ...
Güzel bir çoçukluk geçirmiş, neşeli ortamlarda büyümüşseniz genç kalmanın sırlarından ikisine de sahipsiniz demektir...
Ben bu iki sırra mutlu birde evlilik ekledim tarifi imkansız bir tatlıyı keşfetmek gibi bir keşifte sanırım bulunmuş oldum :D Hayatta biz insan oğlunu üzebilecek her an her saniye bir şeyler olur ben kolay kolay kırılan biri değilimdir ama kırılacağımı anladığım noktalarda hayatıma yön veren lanet iki kılavuzum vardır ; burnumun diki ve paşa gönlüm...Paşa gönlüm beni rahatlatır kimseyi umursamam ,bir ben varımdır bu dünyada birde sevdiklerim diğerleri de kim oluyormuş... Bazen burnumun diki girer araya müthiş bir keyif verir bana canım ne istiyorsa onu yapar söylerim kim üzülmüş kim kızmış bana ne herkes bir bedel öder bu hayatta bu bedelden sadece sevdiklerimi safdışı ederim...Geride kalanlar ? hımm onlar mı ? üzmeselerdi,üzdürmeselerdi ...Taviz her zaman tavizi doğurur...Hayatta felsefelerimiz,doğrularımız, inandıklarımız ve tabi benimsedikleriniz olmalı...En önemlisi de inancınız olmalı şükretmeyi bilirseniz ufak şeylerle de mutlu olmayı bilirsiniz demektir...Mutluluğu bulmak için alçak gönüllü Şükretli günler dilerim Yüzünüzden tebessüm eksilmesin ...
Hayatta bazen küçük oyunlara yer vermeliyiz...Mesela Bir şeyi istemezken ister gibi yaparsanız ,karşınızdaki istemeyeceğinizi düşünerek olumlu yanıtlar verir ve sizdeki istekliliği görünce de neye uğradığını şaşırıp cayar.Bu sayede siz istediğinizi elde etmiş üstüne birde hormonlarınızı mutluluk yüklemiş olursunuz...
Geçenlerde böyle bir olay yaşadım tarifi imkansız bir mutluluk içerisindeydim yıllardır anlatmaya çalıştığım şeyi bir küçük oyun tek seferde anlatmaya yetmişti ki ben bu senaryoda arka plan oyuncusu olmayı tercih etmiştim...Demek ki her filimde başrol oyuncusu olarak sahne almaya gerek yok çünkü tüm dikkatleri sizin üzerinizde olacaktır. Arka planda kalıp topu ağlara sessizce yanaştırıp kaleye tek seferde sut ve gooolllll atmak gibisi inanın yoktur... :D
Geçenlerde böyle bir olay yaşadım tarifi imkansız bir mutluluk içerisindeydim yıllardır anlatmaya çalıştığım şeyi bir küçük oyun tek seferde anlatmaya yetmişti ki ben bu senaryoda arka plan oyuncusu olmayı tercih etmiştim...Demek ki her filimde başrol oyuncusu olarak sahne almaya gerek yok çünkü tüm dikkatleri sizin üzerinizde olacaktır. Arka planda kalıp topu ağlara sessizce yanaştırıp kaleye tek seferde sut ve gooolllll atmak gibisi inanın yoktur... :D
Sevmek yetmiyormuş aşka..
İsyanım var seninle harcadığım zamana..İsyanım var kaybettiklerime...Seven bir insan kaç kez göze alır sevdalandığını kaybedebilme riskini?.Hiç düşündün mü nedeni ,niçini? Hiç oturup yargıladın mı sen kendini?...
İste bu yüzden duygusuzluğum, bu yüzden umursamaz bu tavırlarım...Oluruna bırakmadım herşeyi Allaha havale ettim ben seni...Bu gün anladım bu aşkın aslında bende nerede bittiğini.
İsyanım var seninle harcadığım zamana..İsyanım var kaybettiklerime...Seven bir insan kaç kez göze alır sevdalandığını kaybedebilme riskini?.Hiç düşündün mü nedeni ,niçini? Hiç oturup yargıladın mı sen kendini?...
İste bu yüzden duygusuzluğum, bu yüzden umursamaz bu tavırlarım...Oluruna bırakmadım herşeyi Allaha havale ettim ben seni...Bu gün anladım bu aşkın aslında bende nerede bittiğini.
Yaptığın fedakarlıkların farkında değilse.
Hala daha seni eleştirecek birşeyler bulup,
Kendi hatalarını görmüyorsa eğer
Onurluca çekip gitmesinide bileceksin.
Geçen her dakika acı yüklerken omuzlarına,
Sen ağlarken o gülüyorsa eğer
Hoşçakal demek için bir neden aramayacaksın.
Sevmiyorum diye biliyorsa sevdiğin ,
Bileceksin ki yolun sonu gelmiş
Mücadele etmeyeceksin.
Giderken ben diyeceksin yanlızca ben,
Geride kalanlar mazi oldu diyeceksin.
Birliktelikle ayrılık acısı arasındaki farkı bileceksin,
Bileceksin ki gidişin koymayacak kalışın acıtacak ruhunu.
Sen yaşarken gidişinle, onu yavaşça vicdanıyla öldüreceksin.
Hala daha seni eleştirecek birşeyler bulup,
Kendi hatalarını görmüyorsa eğer
Onurluca çekip gitmesinide bileceksin.
Geçen her dakika acı yüklerken omuzlarına,
Sen ağlarken o gülüyorsa eğer
Hoşçakal demek için bir neden aramayacaksın.
Sevmiyorum diye biliyorsa sevdiğin ,
Bileceksin ki yolun sonu gelmiş
Mücadele etmeyeceksin.
Giderken ben diyeceksin yanlızca ben,
Geride kalanlar mazi oldu diyeceksin.
Birliktelikle ayrılık acısı arasındaki farkı bileceksin,
Bileceksin ki gidişin koymayacak kalışın acıtacak ruhunu.
Sen yaşarken gidişinle, onu yavaşça vicdanıyla öldüreceksin.
Nedense yazılarında Allah'ı Tanrı olarak yazanların yazılarını okuyasım, Tanrı kelimesiyle başlayan cümleleri de dinleyesim gelmiyor.Onlar konuşurken yada yazılarını okurken ben bey nen Tanrı kelimesinde takılı kalıyorum.Allah yazarlarsa yada söylersem gerici ,Tanrı yazarlarsa yada söylerlerse modern zihniyet oluyorum mudur bilinç altlarındaki bilemiyorum niyedir bu tutum?Bir inkar ediş mi,moda mı,modern görüş mü,kulağına mı hoş geliyor,öyle mi gördüler,öyle mi öğretildiler zaman geçtikçe çevremde ve yazarlarda çoğalmakta olan Tanrı terimi neden bizim cümlelerimizi bu kadar işgal etti gerçekten merak ediyorum ?
Eğer bir hata yapıyorsanız mutlaka sizi o hataya iten bir sebep vardır ve suçlu sadece ve sadece sizi dinlemek yerine kulaklarını tıkayıp bildiğini okuyandadır...
Siz çığlık ata ata anlatmak isterken sorunlarınızı o bastıra bastıra kapar kulaklarını sonra bir bakmışsınız başından yanlış olduğunu bildiğiniz büyük bir yanlışın tam ortasındasınız. Ne zaman çaredir artık size ne mekan. Geri dönüşü olmayan bir yolda yavaş yavaş boğulmaya doğru adım atarsınız .Anlık mutluluklar ,anlık sevinçler, sahte sevgiler arasında koca onca yılı silmek için binlerce nedeniniz vardır artık...
onurunuzla gitmek yerine onursuzca gitmeyi tercih edersiniz...
Oysa ki değişen kimdi !
Onursuz olan kimdi !
Pardon onursuzluğa iten neydi sizi !
Siz çığlık ata ata anlatmak isterken sorunlarınızı o bastıra bastıra kapar kulaklarını sonra bir bakmışsınız başından yanlış olduğunu bildiğiniz büyük bir yanlışın tam ortasındasınız. Ne zaman çaredir artık size ne mekan. Geri dönüşü olmayan bir yolda yavaş yavaş boğulmaya doğru adım atarsınız .Anlık mutluluklar ,anlık sevinçler, sahte sevgiler arasında koca onca yılı silmek için binlerce nedeniniz vardır artık...
onurunuzla gitmek yerine onursuzca gitmeyi tercih edersiniz...
Oysa ki değişen kimdi !
Onursuz olan kimdi !
Pardon onursuzluğa iten neydi sizi !
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)